GAP ideolojik bir ambalajdır

Kaynak: Fırat haber ajansı, 25 Kasım 2011

Ekonomist Araştırmacı Dr. Mustafa Sönmez GAP’ın kendisi de idaresinin de bir hayalet olduğunu belirterek, “Aslında GAP Bölge Kalkınma Planı diye bir plan yok. GAP idaresi ideolojik bir ambalajdır. DSİ, Milli Eğitim, Tarım Bakanlığı gibi kurum ve kuruluşların yaptığı çalışma ve yatırımları alt alta diziyor ve GAP çalışmaları diye sunuluyor. GAP’ı kaldırın hiçbir şey eksilmez” diye konuştu.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi tarafından gerçekleştirilen 2. GAP ve Jeoloji Sempozyumu’nda “Türkiye’nin ve Bölge’nin GAP’tan Beklentileri” konulu panel düzenlendi.

DİSKİ Genel Müdürü ve Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Çağdaş’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde GABB Başkanı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Ekonomist Araştırmacı Dr. Mustafa Sönmez, Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Öner Çetin, Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bilal Gümüş ve GAP Kalkınma İdaresi Başkanlığı Proje Koordinatörü Jeoloji Yüksek Mühendisi Nedret Özel birer sunum yaptı.

GABB Başkanı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir slayt eşliğinde yaptığı sunumda harita ve verilerle GAP’ın kültür turizm politikasını, harcamalarını, HES doğalgaz ve SODES verilerini anlattı. Baydemir ayrıca Türkiye Güneş Potansiyeli haritasını göstererek, bölgede yenilenebilir güneş enerjisinin büyük bir potansiyelinin bulunduğuna dikkat çekti.

Ilısu Barajı Gölü’nün su kapasitesi itibariyle Van Gölü ve Atatürk Baraj Gölü’nden sonra üçüncü büyük göl olacağını belirten Baydemir, “Sizlerin ve halkımızın ısrarlı duruşu sonucu inşallah bu tamamlanmaz ama tamamlanırsa 331 kilometre karelik bir alan baraj gölü olacak” dedi. Baydemir Ilısu Barajı’nın kendisinin sulanabilir alanların çok önemli bir bölümünü sular altında bırakacağına dikkat çekti.

SUDAN BERLİN DUVARI YAPILIYOR

Türkiye’deki kurulu enerji tesislerinin yüzde 32.3’ünün HES’ler oluşturduğunu ancak bugün Türkiye’deki enerjinin sadece yüzde 18.5’i HES’lerden kullanıldığına dikkat çeken Baydemir, 1995’ten bu yana hükümetin “alım garantili doğalgaz sözleşmeleri” ile enerji tüketiminde doğalgazın kullanım oranını yüzde 28’den yüzde 48.5’e çıkardığını bildirdi. Baydemir, “enerjiye ihtiyacımız var” denilerek Hasankeyf’i sular altında bırakacak Ilısu Barajı’nın yapıldığının altını çizdi. Sözü Hakkari ve Şırnak bölgesinde yapılan 11 sınır ve güvenlik barajlarına getirdi. Baydemir bu barajların enerji ve sulama amacı bulunmadığının altını çizerek “Sudan Berlin Duvarı yapılıyor, bununla nasıl kalkınacağız” dedi.

GAP’ın kültür ve turizm politikasının Hasankeyf’i taşımak üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Baydemir, “Baraj yapılırsa dalgıçlar ancak Hasankeyf’i görecek” dedi.

Baydemir, Türkiye’nin GAP’a toplam 34 milyar TL harcadığını, ancak elektrik santrallerinden bugüne kadar 37.76 milyar TL gelir elde ettiğini belirterek “Yatırılan çıkmıştır, alacaklıyız” dedi.

SOSYAL DEĞİŞİM SAĞLANAMADI

GAP’ın ÇATOM ve SODES’lerle bir sosyal değişim de yaratmadığının altını çizen Baydemir, 1990’dan bu yana çocuklar üzerinde kentte yapılabilecek bir araştırmada her 3-5 yılda bir suça itilen çocuk sayısında katlama olduğunun görüleceğini söyledi. Baydemir, SODES projelerinin de valilik, kaymakamlık ve emniyet müdürlüğü gibi kamu kurumlarına verildiğini hatırlattı.

Kalkınma Ajansı perspektiflerini de irdeleyen Baydemir, GAP Projesinin olması gereken hiçbir süreci bütünlüklü olarak ele alamadığını söyledi. Baydemir buna örnek olarak da aynı havza üzerindeki kentlerin birbirini destekleyen ve besleyen kentler olması gerektiğini ancak pratikte Diyarbakır ve Urfa’nın aynı yönetim mekanizması içerisine konulduğunu söyledi. Baydemir, “Oysa olması gereken Diyarbakır Urfa, Batman, Mardin’in aynı bölge kategorisi içerisinde olması gerekiyor. Neden böyle yapılmıyor. Çünkü yerele kapalı, yerelin bakış açısı dikkate alınmıyor. Alınmadığı için Kalkınma Ajansı’nın da bu manada çok başarılı olma şansı yoktur. Oysa Batman ve Mardin olsaydı hem turizm potansiyeli hem de diğer elementler itibarıyla çok daha etkin bir şekilde birbirini destekler noktaya gelebilirdi” şeklinde konuştu.

SÖNMEZ: GAP İDEOLOJİK BİR AMBALAJDIR

Ekonomist Araştırmacı Dr. Mustafa Sönmez de “GAP Hayalinin Neresindeyiz” adıyla bir sunum yaptı. GAP’ın kendisi de idaresinin de bir hayalet olduğunu belirten Sönmez, “Aslında GAP Bölge Kalkınma Planı diye bir plan yok” dedi. GAP’ta 250 kişi çalıştığını ve 50 milyon TL bütçesi olduğunu belirten Sönmez, “GAP idaresi ideolojik bir ambalajdır. DSİ, Milli Eğitim, Tarım Bakanlığı gibi kurum ve kuruluşların yaptığı çalışma ve yatırımları alt alta diziyor ve GAP çalışmaları diye sunuluyor. GAP’ı kaldırın hiçbir şey eksilmez” diye konuştu.

Kürt hareketinin ortaya çıkışı ile birlikte 1980’li yıllarda bir cinlik düşünüldüğünü, bu kalkışmaların az gelişmişlik nedeniyle olduğu ve GAP gibi bir kurumun dalgakıran rolü oynayacağının düşünüldüğünü anlatan Mustafa Sönmez, “Barajlar burası için değil batı için yapıldı. Ama GAP’la bölgeye yapılıyormuş gibi bir algı yaratılmak istendi” diye konuştu.

2008’deki GAP Eylem Planı’nın bitmesi için bir yıl kaldığını ve yapılan çalışmalar dikkate alındığında GAP’ın kimi sulama kanallarının başka bahara kaldığını ifade eden Sönmez, “Mevcut kaynağı da İşsizlik Fonu’ndan aldılar” diye konuştu.

‘BÖLGESEL YÖNETİM OLUŞTURULMALI’

Sönmez, sulama kanallarının bitmesi durumunda bölge içindeki eşitsizliğin bitmeyeceğini vurgulayarak toprak reformunun mutlaka yapılması gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin merkezi bütçesinin 300 milyar TL, yerel yönetimler bütçesinin 50 milyar TL olduğunu hatırlatan Sönmez, batıda bunun yarı yarıya olduğunu söyledi ve bir an önce Türkiye’nin en az 20 bölgesel yönetime kavuşturulması gerektiğini kaydetti. Her bölgenin kendisine göre planlama yapabileceğini, az gelişmiş bölgelere merkezden de destek verilmesi gerektiğini belirten Sönmez, önyargılardan uzak gerçek bir kalkınma planına ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.

Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çetin sulama, sulama teknikleri ve sulama politikaları konusunda bir sunum yaparken, GAP Kalkınma İdaresi Başkanlığı Proje Koordinatörü Nedret Özel GAP’ın sulama, tarım, ulaşım gibi konulardaki çalışmaları anlattı.

GÜMÜŞ: YENİ YASAYA GÖRE ILISU YAPILAMAZDI

Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bilal Gümüş de GAP’ın enerji yatırımlarının yüzde 85’inin tamamlandığını, sulama yatırımlarının ise yüzde 15’inin tamamlandığını belirterek Hasankeyf’i sular altında bırakacak Ilısu Barajı ile ilgili eleştiri yaptı. Ilısu projesinin eskiye dayandığını ve bugünkü yasalara göre Ilısu gibi bir barajın yapılamayacağını belirten Gümüş, Ilısu Barajı’nın sulama amacı bulunmadığını söyledi. Ilısu Barajı’nın enerji konusunda da verimsiz bir baraj olduğuna dikkat çeken Gümüş, üzerinde çalıştıkları güneş enerji sistemi ile Ilısu Barajı kadar enerji üretebileceklerini gösterdiklerini söyledi. Panel soru ve cevaplarla sona erdi.